Zirai traktör, sadece bir araç değil; tarımsal faaliyetlerin ihtiyaç duyduğu gücü sağlayan, üretimin merkezinde yer alan bir makinedir. Toprağı işlemekten gübrelemeye, ilaçlamadan hasat nakliyesine kadar pek çok kritik görev bu makinelerin omuzlarındadır. Ancak bugün geldiğimiz noktada, traktörün sadece “varlığı” değil, nasıl yönetildiği ve teknik kapasitesi hayati önem taşımaktadır.
Zamanla Yarış ve Bakımın Önemi
Bir işletmede traktörün yıllık ortalama çalışma süresi 500 saat civarındadır. Örneğin, 300 dönüm arazisi olan bir çiftçi, 3 kulaklı bir pulluk ile toprak işlemeyi yaklaşık 1,5 günde bitirebilir. Tarımda telafisi olmayan en önemli unsur “zamanlama”dır; tohumun, ilacın ve gübrenin zamanı geçtiğinde verim kaybı kaçınılmaz olur.
Bu nedenle, kritik dönemlerde traktörün arıza yapmaması, iş verimliliği ve maliyet yönetimi açısından hayati önemdedir. Modern çiftçilikte sadece sürmeyi bilmek yetmez; bir operatörün traktörünü koruyucu bakımlarla (günlük, haftalık, kışlık) zinde tutacak bilgi ve beceriye sahip olması gerekir. Bu işlemler için meskene yakın, yaklaşık 50 metrekarelik donanımlı bir alan (dik matkap, kompresör, lokma takımı vb. içeren) artık bir lüks değil, gerekliliktir.
Rakamlarla Traktör Parkımız
TÜİK verilerine baktığımızda, Türkiye’deki traktör sayısında devasa bir artış görüyoruz. 2002 Eylül ayında 1.180.127 olan traktör parkı, 2022 yılına gelindiğinde 2.077.475 adede ulaşmıştır. Son 20 yıllık veriler incelendiğinde, yılda ortalama 50.000 yeni traktörün trafiğe tescil edildiği görülmektedir. Ancak burada dikkat çekici bir tezatlık vardır: Satılan bu traktörlerin %75’i 90 beygir gücünün (BG) altındadır.
| 1987-2025 Yılları arası Trafiğe kayıt edilen traktör adetleri. | |||||||||||||
| Kaynak TUİK | |||||||||||||
| YIL | ADET | YIL | ADET | YIL | ADET | YIL | ADET | ||||||
| 1987 | 35837 | 1997 | 54731 | 2007 | 34403 | 2017 | 74341 | ||||||
| 1988 | 28770 | 1998 | 53922 | 2008 | 27022 | 2018 | 50232 | ||||||
| 1989 | 18261 | 1999 | 22954 | 2009 | 13758 | 2019 | 28037 | ||||||
| 1990 | 29110 | 2000 | 33989 | 2010 | 36036 | 2020 | 50612 | ||||||
| 1991 | 21725 | 2001 | 10587 | 2011 | 60655 | 2021 | 66043 | ||||||
| 1992 | 23843 | 2002 | 8127 | 2012 | 50658 | 2022 | 66640 | ||||||
| 1993 | 31589 | 2003 | 18639 | 2013 | 53805 | 2023 | 80792 | ||||||
| 1994 | 24951 | 2004 | 34525 | 2014 | 62631 | 2024 | 63806 | ||||||
| 1995 | 43706 | 2005 | 39571 | 2015 | 69480 | 2025 | 41244 | ||||||
| 1996 | 49297 | 2006 | 42033 | 2016 | 71796 | ||||||||
| TOPLAM | 307089 | 319078 | 480244 | 521747 | 1628158 | ||||||||
Güç Dengesi ve Kooperatifleşme İhtiyacı
Gerçekçi bir analiz yapmak gerekirse; mevcut güç dağılımı, endüstriyel tarım hedefleri için yeterli değildir. Modern ve büyük ölçekli tarım ekipmanlarının verimli çalışabilmesi için ihtiyaç duyulan ortalama güç 150 BG civarındayken, bizdeki parkın küçük ve orta boy traktörlerden oluşması bir “verimlilik bariyeri” yaratmaktadır.
Burada iki kritik çözüm yolu öne çıkıyor:
- Teknik Donanım: Çiftçinin kendi bakımını yapabilecek teknik alt yapıya kavuşması.
- Yapısal Dönüşüm: Küçük ve orta ölçekli işletmelerin; lojistik, depolama ve makine kullanımı konularında kooperatifleşme yoluna gitmesi.
Dünyada (özellikle Fransa ve Almanya’da) başarıyla uygulanan CUMA (Ortak Tarım Ekipmanları Kullanım Kooperatifleri) modeli, yüksek maliyetli ve yüksek beygir gücündeki makinelerin ortak kullanımıyla maliyetleri düşürmektedir. Türkiye’de de müşterek makine kullanımının sonuçları çiftçiye iyi anlatılmalı ve bu düzen faaliyete geçirilmelidir.
Tarımda kalkınma, sadece traktör sayısını artırmakla değil, doğru gücü doğru yöntemle birleştirmekle mümkün olacaktır.
Ateş Arsan

